Entelektüel Portresiyle Fatih Sultan Mehmed

“Osmanlı İmparatorluğu” denince, zihinlere ilk selâm eden padişahlardan birisi Fatih’tir şüphesiz. Gencecik yaşında, büyük işlerin altına imzasını atan Fatih, tarihin döngüsünde sürekli hatırlandı. Çünkü unutkanlığın yutabileceği kolay lokma değildi Fatih. Yaptığı faaliyetlere kendisini hafızalara ve tarih sayfalarına resmetmiştir. Sultan Fatih’in genç yaşta tahta çıkıp, yaşından büyük çalışmalara merdiven dayadığını artık az-çok biliyoruz. Daha genç yaşında Osmanlı Devleti’nin “yükseliş dönemi” diye adlandırdığımız vakit aralığının eklemleşmesinin temelini atmıştır.

Fatih Sultan Mehmed

Yüzyıllar önce gerçekleştirdiği İstanbul’un fethi ile üstüne asırların ayakları bassa bile birçok kitaba, belgesele, filme ve diziye konu olmuştur ve hâlen birçok projenin teması olmaktadır. Bizans’ın elinden bir türlü kopmak bilmeyen Konstantinopolis, Fatih’in azami çabasıyla Osmanlı İmparatorluğu’nun topraklarına karıştı. 1453 yılının 29 Mayıs’ında Konstantinopolis’in iplerini eline alan Fatih, günümüzde en çok bu başarısıyla tanınmakta.

Ön yüzünü gördüğümüz Fatih bu. Peki, iç yüzünden haberdar mıyız Fatih’in?

Fatih’in “komutan” portresini aşırı derecede dikizlemekten, arka yüzündeki “entelektüel” portresini kaçırıyoruz. Fatih’e haksızlık ediyoruz bu konuda. Yanlış anlaşılmasın, Fatih’in komutanlığını veya idareciliğini küçümsediğim yok. Tahtı elinde bulundurduğu zamanlarda, Osmanlı Devleti çok görkemli bir devir geçirmiştir ve bu da kendisini çağlara tırmandırmıştır. Çağlara tırmanan bu padişahtan, birçok tarihi şahsiyet de övgülerle söz etmiştir. Yaşadığı ve kendisinden sonraki çağlara bıraktığı devasa izler hasebiyle gözlere parıldayan Fatih, gerçekten çok yetenekli bir yöneticidir ama bizler istemsizce arka plandaki “Entelektüel Fatih”i görmekten kaçınıyoruz maalesef.

Fatih bilim ile çok fazla ilgilenen birisiydi. Fatih Sultan Mehmed için istinsah edilen bayağı çok bilimsel içerikli kitaplar var. Tabii bunları o istediği için istinsah ediliyordu. Bu kitaplar başta Nasiruddin Tusi, İbn Sina gibi bilim adamlarının Matematik ve diğer Fen Bilimleri hakkındaki kitaplarıydı. Ayrıca Sultan Fatih’in Gazâlî ve Homeros’u da som bir tutkuyla merak ettiği bir gerçektir [1]. Fatih Sultan Mehmed’in Aristocu ve Stoisyen felsefelerle uğraştığını da eklemek gerek [2].

Coğrafya konusunda dahi bilgisini konuşturan Fatih Sultan Mehmed, Batlamyus’un Coğrafya hakkındaki kitabını ve haritasını gördüğünde Rum bilgin Amirutzes ile birlikte kitabı mütalaa etmiştir. Mütalaa etmekle kalmayan Sultan, Amirutzes ve Amirutzes’in oğlundan bu kitabı Arapça’ya çevirmelerini istemiş ve haritayı da hazırlarken şehir isimlerini Arapça ve Rumca olarak kaydetmelerini emretmiştir. Bu zahmetli vazife bitince, Amirutzes ve oğlu ikilisi, Fatih Sultan Mehmed tarafından ödüllendirilmiştir [2].

Fatih, tarih konusunda da kendisini geliştirmişti. Sultanın maiyetinde, biri Latince öteki Yunanca bilen, iki hekimin daima bulunduğu ve bunların kendisine eskiçağlar tarihini öğrettikleri de geçmektedir [3]. Şair, bilgin ve yasacı idi [4]. Âlimdi, ilmi ve âlimleri severdi [5].

Fatih Sultan Mehmed’in “entelektüel” portresi ışıl ışıl yanmakta ama gözlerimiz görmezse ne faide? İdareci kişiliğinin arkasında ihtişamlı bir “bilgin” karakter bırakmış olan Fatih’in, arka plandaki şahsiyetini de tanımak gerekiyor artık. Konu Fatih olunca, belleğimizi sadece İstanbul’un fethiyle şartlıyoruz. İstanbul’un fethi, Fatih’in tek faaliyetiymiş gibi akıllarımıza servis ediyoruz. Ama bu yaptığımız büyük bir hata! Fatih’in sadece tek cihetini değil, geniş kapsamlı olarak tüm yönlerini öğrenmemiz lazım…

 

(Yazıya katkılarından dolayı Muharrem Uçan’a teşekkürlerimi sunuyorum…)

 

Dipnotlar:

[1] Mustafa Armağan, Kızıl Elma Peşinde Bir Ömür: Fatih Sultan Mehmed, Ketebe Yayınları, İstanbul 2018, Sayfa 51.

[2] Dr. Hikmet Kıvılcımlı, Osmanlı Tarihinin Maddesi, Cilt: 1, Derleniş Yayınları, İstanbul 2010, Sayfa 64.

[2] Prof. Muhammed Sallâbî, İstanbul’un Fethi ve Fatih Sultan Mehmed, Çeviren: Şerafettin Şenaslan, Ravza Yayınları, İstanbul 2017, Sayfa 212.

[3] A. Adnan Adıvar, Osmanlı Türklerinde İlim, Remzi Kitabevi, İstanbul 1970, Sayfa 27.

[4] Nihâl Atsız, Türk Tarihinde Meseleler, Ötüken Neşriyat, İstanbul 2015, Sayfa 120.

[5] Dr. Rıza Nur, Türk Tarihi, Cilt: 3, Hazırlayan: Erol Kılıç, Kutluğ Yayınları, İstanbul 1973, Sayfa 185.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Araç çubuğuna atla