Deniz Aslanı Cezayirli Gazi Hasan Paşa

Deniz kuvvetleri bir millet için aşırı derecede önem teşkil eder çünkü denizlere hakim olan bir millet Dünya’ya da hakimdir. Peki ya biz Türkler denizler de neler yaptık? Bizim deniz maceramız 1081 yılında Emir Çaka Bey ile başlamıştır. Bu dönemden önce karacı olan Türk milleti artık denizcide olmuştur. Çaka Bey’in 1081 tarihinde 50 parçalık bir donanma inşa ettirmesi ile deniz maceramız başlamış oldu. Onlarca başarılı denizci yetiştirdik. Barbaros Hayreddin Paşa, Kılıç Ali Paşa gibi büyük denizciler. Bugün bu büyük denizcilerden biri olan Cezayirli Hasan Paşa’yı tanıyacağız. Cezayirli diyoruz ama aslında Cezayirli falan değil, Türk. Gazi Hasan Paşa 1713 yılında bazı rivayetlere göre Kafkasya’da, bazı rivayetlere göre Gelibolu’da doğdu. Tekirdağlı gemileri olan bir tüccar tarafından yetiştirildi ve 25 yaşında orduya katıldı. Orduya katıldıktan sonra asker olarak orduyla beraber Belgrat seferine katıldı. Sefer sırasında kahramanlıklar yaparak ün kazandı ve seferden sonra Tekirdağ’a geri döndü. Kendini yetiştiren insanın “Hasan sen denizci ol.” demesi ile denizci oldu.

Bir Cezayir gemisine atlayıp hemen Akdeniz’e doğru açıldı. Akdeniz’de yol alırlarken bir düşman gemisi görüldü ve hemen rampa edildi.  Hasan elinde bulunan palası ile hemen düşman gemisine atladı ama dalgalar yüzünden gemiler birbirinden ayrıldı ve Hasan düşman gemisinde tek başına kaldı. Hasan ve palası o gün kahramanca savaşıp on, on beş kiyi hakladı ve geri kalanını da ambara kapatıp koca gemiyi ele geçirdi. İşte bu yaşanan olay Cezayir’e geldikleri zaman her yere yayıldı ve herkes Hasan’ın kahramanlığını konuşur oldu, bu olay onun namına nam, şöhretine şöhret kattı.

O zamanlar Cezayir yarı özerk bir ülkeydi ve yöneten kişiye ise “Dayı” deniliyordu. Cezayir Dayısı Hasan’ı duyup çok sevmiş ve Hasan’ın ele geçirdiği gemiyi ona kalıcı olarak hediye etmiş, Hasan ise bu sayede denizlerde savaşmaya başlamış. Daha sonra Osmanlı Donanmasına girerek yavaş yavaş yükselmiş. Zaman geçtikçe Hasan Cezayirli Hasan Bey olarak anılmaya başlamış ve ününe ün katmış. Girdiği her çatışmayı kazanan, yiğit bir kahraman olarak anılmaya başlanmış. Bu kahramanlıklarından biri ise Çeşme Faciası sırasında olmuş.  O zamanlar bizim Kaptan-ı Derya’mız Hüsamettin Paşa’ymış. Bu paşa aslen karacıymış, ne coğrafya bilir ne denizle ilgili başka bir şey bilirmiş ama yine de tüm donanma emrindeymiş. Bu donanmanın bir gemisinde ise kaptan Cezayirli Hasan Bey’miş. Donanmamız Çanakkale’den Ege denizine çıkmış. İki donanma yani biz ve Ruslar Ege’de karşılaşmışız. Cezayirli Hasan Rusların amiral gemisini görüp hemen ateşe başlamış, iki gemi tek başlarına savaşmaya devam etmişler. Daha sonra iki gemide birbirine rampa etmiş ve kahraman Cezayirli Hasan Bey ile beraber gemisindekiler Rus gemisine dalıp düşmanı kılıçtan geçirmiş. Bu savaş sırasında iki gemide yanmaya başlamış ve Cezayirli Hasan Bey ağzında yatağanı ile denize atlayıp yüze yüze karaya çıkmış. Bu olay yaşanırken ise tamı tamına 60 yaşındaymış.

Kaptan-ı Derya Hüsamettin Paşa tüm donanmamızın Çeşme limanına demirletilmesini emretmiş, bu olaya Cezayirli Hasan Bey şiddetle karşı çıkmış ama ne fayda tüm donanmamız yan yana bir şekilde Çeşme limanına demir atmış. Rus ve İngiliz, iki Türk düşmanı bir araya gelmiş. Ruslar İngilizlerin yardımıyla yanıcı madde dolu iki kayığı bizim donanmamıza doğru yollamışlar. O gün orada deniz bilmeyen karacı Kaptan-ı Derya yüzünden tüm donanmamız yanmış. Rus donanması Çanakkale Boğazı’na Limni Adası’na gelmiş, İstanbul’a ilerleyecek. Cezayirli Hasan Paşa donanmamızın tamamı yanmasına rağmen hiç durmadan Çanakkale’ye gelip bir kaç gemi toplamış ve Ruslara baskın yapmış. Eğer o gün Cezayirli Hasan Paşa’nın bu atikliği ve kahramanlığı olmasa Rus Donanması İstanbul önlerine demirlemiş olurdu.  Bu olaydan sonra padişah Cezayirli Hasan Bey’e sırası ile paşa ve gazi unvanları verip Kaptan-ı Derya yapmış. Cezayirli Hasan Paşa, Kaptan-ı Derya Cezayirli Gazi Hasan Paşa olmuş. Tüm hayatı boyunca Türk denizciliği için çalışmış, çabalamış, savaşmış. Bu savaş sadece dış düşmana karşı da değil, iç düşmana yani gericilere karşıda olmuş. Hasan Paşa devrin ilerlediğini görmüş ve bir şeyler yapılması gerektiğini fark etmiş. Bu yüzden 1773 yılında Türk denizciliği için yeni bir başlangıç olan Mühendishane-i Bahri-i Humayünu yani ilk Türk Deniz Harp Okulu’nu, bu yüzdende düzenli ilk Deniz Kuvvetlerimizin kurucusudur. Bu okulda her şey yeniymiş. Batılı öğretmenler getirtmiş, kitaplar çevirtmiş yani denizcilik için her şeye yeniden başlamış.

1789 yılında I. Abdülhamit ölmüş ve tahta 3. Selim çıkmış. Tahta çıktıktan sonra Cezayirli Hasan Paşa’yı sadrazam yapmış yani padişahtan sonra en büyük 2. adam. Bu büyük kahraman 1 yıl sonra 1790 yılında bu dünyadan göçmüştür. Tüm yaşamı boyunca Türk denizciliği için çalışan bu büyük şahıs tüm Türk denizcileri için büyük bir iz bırakmıştır.  Ruhu şad olsun.

 

 

One thought on “Deniz Aslanı Cezayirli Gazi Hasan Paşa”

  1. Bilgiler için teşekkür ederiz. Ellerinize sağlık. Eklenebilecek bazı şeyler olabilir. Ama asıl olarak -mış’lı -miş’li anlatımı kullanmasanız daha uygun olacağı kanaatindeyim.Sanki masal okuyormuşum, gibi hissettiriyor.

    Tekrardan, Ellerinize sağlık.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Araç çubuğuna atla