Osmanlı’da Sosyo-Ekonomik incelemeler (Tımar)

Küçük tımarları beylerbeyiler, büyüklerini ise Babıali verirdi. Bunların en küçüklerinin gelirleri bile, sahibinin geçimine yetecek kadar hesaplanmıştı. Küçük tımar sahibi bir sipahi eğer ödüllendirilecekse, sadece bulunduğu vilayetten değil, İmparatorluğun herhangi bir yerinden başka bir tımar verilerek geliri arttırılabilirdi. Yani Hıristiyanlar gibi kendisine menfaat sağlayan toprağa bağlı değildi.

O toprak parçasını icap ettiği zaman orada bırakır ve daha fazla geliri olan, İmparatorluğun başka bir yerindeki arazinin sahibi olurdu. Bu bazen gelir eşitsizliğini beraberinde getirse de uzun yıllar devam etmiştir. Tımar kaydı hayat şartıyla da bir gelir sağlamazdı. Tımardan faydalanan kişi daima dürüst davranarak takdir görmeli ve bu yoldan hem mevkiini hem de yaşayabilmesi için gerekli geliri kaybetmemeliydi.

 

Küçük tımar sahipleri arasında Hıristiyanlar da bulunabilirdi ama Babıali asla büyük toprakları Hıristiyanlara vermezdi. Onlar da Müslümanların tabi oldukları şartlara uymak kaydıyla tımarlarını muhafaza edebilirlerdi. Hıristiyanlar emrinde bulundukları sancak beylerinin mahalli kuvvetlerini teşkil eder, daima her türlü çarpışmaya hazır bulunurlardı. Az gelirli Tımar sahipleri, daha fazlasını istediği , en uygun zamanı kollayarak gelirini arttırabilmek amaçlı takdiri mucip her türlü fedakarlığı yapmaya hazırdı

 

 

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Araç çubuğuna atla